Skip to content
Çiçekli elbiseyle balonların altında silüet, Göreme sabahı

Lena & Ben · Göreme · Aşk Vadisi · Uçhisar · Mayıs 2025

Lena + Ben: Berlin'den Göreme'ye

Bir elopement, iki sessizlik, bir balon.

  • 04:30 kalkış Aşk Vadisi girişinde buluşma
  • 6°C sıcaklık Mayıs başı, vadi dibinde
  • 78 fotoğraf editoryal seçki
  • 2s yürüyüş Aşk Vadisi'nden Uçhisar'a

Berlin’de Prenzlauer Berg’de küçük bir belediye binasında nikâhlandılar. On iki kişi, iki şahit, bir öğle yemeği. Lena bana daha sonra anlattı: “Kutlama bizi yoruyor. Biz sessizliği kutlamak istedik.”

Bu yüzden aradılar. Düğün organizatörü yok. Çiçekçi yok. Planlayıcı yok. Sadece Göreme’de üç gün — ikisi ve ben.

Saat dörtte uyanmak

Mayısın ilk haftası. Otelin terasında buluştuk, saat 04:15. Ben’in elinde termos, Lena’nın omzunda yün battaniye. Vadi dibinde termometre altı dereceyi gösteriyordu; rüzgâr yoktu — balonlar için doğru gece. Araca bindik, Aşk Vadisi’nin güney girişine doğru yolda, kimse konuşmadı.

Böyle sabahların bir sessizliği vardır. Yol boyunca sadece arabanın sesi ve ara sıra uzak bir köpek. Sonra, Aşk Vadisi’ne vardığımızda, ilk sepet ateşini görürüz. Kapadokya Balloons’un hangarında hazırlık bitmiş, üç balon birbiri ardına dolmaya başlamış.

İlk kare

Lena elbiseyi otelde değil, vadinin dibinde giydi. Kum rengi, uzun, çiçek desenli — Berlin’de bir ikinci el dükkânından. “Kazara bulduğum bir şey,” dedi. Elbise, onun anneannesinin 1974’teki nikâh fotoğrafındaki elbiseye benziyordu.

İlk kareyi 05:07’de çektim. Gök henüz mavi saatte, balonlar yeni kalkıyor, Lena’nın eteği rüzgârla hafifçe dalgalanıyor. Ben geriden bakıyor, elinde hâlâ termos. Onları kadraja almayı sevdim: aralarında üç metre, hiçbir poz yönlendirmesi, sadece izin.

Biz bir “düğün çekimi” yapmıyoruz. İki insanın kendi sessizliğini paylaştığı iki saat çekiyoruz.

Aşk Vadisi’nden Uçhisar’a

Yürüyerek ilerledik. İki saatlik parkur — Aşk Vadisi’nin dibinden başlayıp Uçhisar kalesinin eteklerine kadar. Yolda üç mola verdik: biri küçük bir mağara-kilisede, biri vadi ortasında yabani badem ağaçlarının altında, biri de Uçhisar’ın batı sırtında, kalenin siluetiyle.

Uçhisar’da Argos’un açık terasında kahve içtik. Bu hikâyenin “resmi” kısmı bitti. Geri kalan 38 kare o sabahın sonrası: koridorda sandaletleri çıkaran Lena, Ben’in traş köpüğünü yanlış alıp gülüşü, balkonda karıştırdıkları harita.

Teslim zarfı

On gün sonra 78 kareli bir seçki teslim ettim — özenle seçilmiş, renk düzeltmesi tamamlanmış. Beş tanesi ayrıntılı retouch’lu: cilt değil, ışık. Lena bana Berlin’den yazdı: “Babamın evinde bir fotoğrafı büyük bastık. Mutfakta duruyor. Her sabah yanından geçerken üşüyorum ve gülümsüyorum.”

Bu, bence, bir fotoğrafın yapması gereken tek şey.

İlgili paket

Bu çekimi rezerve et

Bu çekimi rezerve et